Genc balikci herzaman oldugu gibi tuttugu baliklari satmis evine gidiyordu, ve tam evine giderken daha ønce gørmedigi parlaklikta ve yakinlikta bir yildiz kaydigini gørdu. Ozaman icinden bir dilek tuttu olucagindan degildi ya ama adet yerini bulsun diye tutmustu iste. Yanlizligina son vermesi icin mecnunu bile kiskandiricak bi ask dilemisti icinden...
Evi hemen sahil kenarinda kucuk bi barakaydi...
Evi hemen sahil kenarinda kucuk bi barakaydi...
køpegiyle beraber yanliz ve sessiz bi hayati vardi genc balikcinin, ve tamda yaklasmisken evine, biraz ileride yaklasan bi isik gørdu., øyle bir isiktiki gøzlerini bile acamamisti, yaklastikcada fark etti ki yerde sahilde kumlarin uzerinde kendinden gecmis gunes kadar parlak ve ay kadar guzel bi kiz vardi. Hemen yanina kostu bir kac kere seslendi, genc kiz cevap vermemisti. Hemen kucagina aldi ve evine gøturdu.
Aradan gunler gecmesine ragmen hala uyanmamisti, uyuyan guzelin basindan bekledi her gece sabaha kadar. Belki arayani sorani vardir diye arada bir køye gitsede hic kimsedenin birseyden haberi yoktu.
Artik umudunu kestigi an uyuyan guzel gunesle beraber acmisti gøzlerini genc adam ne yapayacagini sasirmisti hic beklemedi anda uyanmisti.
Ve gunler sonra ilk defa gøzlerini acmisti genc kiz kendine geldiginde hic birsey hatirlamiyordu nerden geldigini ailesinin olup olmadigini adini bile hatirlamiyordu
Zaten genc adamda køyde melek yuzlu kizin hakkinda hicbirsey øgrenmemisti
Aradan gunler gecmisti ve genc kiz artik tamamen sagligina kavusmustu. Balikci ona Hicran diye seslenmeye baslamisti, genc kizda bu ismi cok sevmisti.. Genc balikci ve hicran okadar iyi anlasiyolardi ki sanki yillardir birbirlerini taniyormus gibi. Balikci okadar mutluyduki ve bu mutlulugun bir gun gzl Hicranin gitmesiyle bitecegini biliyordu
Artik genc kiz o køyden birisi olmustu, kimin bi yardima ihtiyaci olsa kosar yardim ederdi kalbinin guzelligi yuzune yansimisti. Sanki cenetten gelen bir melekti /tarkan):D
Genc balikci asik olmustu guzel Hicrana, ama cesaretin ibir turlu toparlayip acilamiyordu, onu kaybetmekten korkuyordu. Ya onu birakip giderse! onun guzel yuzunu sesini sicakligini varligini duymassa gørmesse ne yapardi.
Ama birgun kayigiyla balik tutarken herseyi gøze alip Hicrana acilmaya karar verdi. Baliklarini satmak icin kasabaya indi ve kazandigi parayla ve daha ønce biriktirdigi paralarda guzel bir yuzuk ve kalan parasiylada bir sisede ``le tanche``(en meshur) sarabi alip evinin yolunu tutu.
Eve geldiginde icini farkli bir duygu kapladi heyecandan sandi ønce ama sonra kapiyi actiginda o an anladi guzel Hicranin gittigini. Kapiyi actiginda ona bakan guzel gøzler yoktu artik...
Yikilmisti....
Butun gece sabaha kadar onu buldugu yerde bekledi belki døner diye, ama icten ice anlamisti artik onu sonsuza dek kaybettigini.. Evine giremez olmustu her yerde o vardi kokusu, sesi gulusu, yuzu. Hergun kendini sucladi neden daha ønce onu sevdigini søylemedigi.Ahh tanrim nasil bir aciydi bu her nefes alisinda yuregine bicak gibi kesen bir duyguydu Hicranin yoklugu.
Aylar sonra...
Genc balikci kayiginda yildizlari seyrederken birden karsisinda gørdu herzamanki kadar guzel ve meleksi gulumsemesiyle karsisindaydi ...
Herseyi aciklamak icin geri dønmustu. Aslinda o buraya ait degildi, dogayi kiskandiracak guzelligi ve huzuruyla anlamaliydi zaten baska yerden oldugunu.
Peri ulkesinin prensesi Hicran, køtu kalpli uvey kardesi periler ulkesinin prensesi olmak icin Hicrani bu dunyaya haberi yokken kimsenin gøndermisti.
Ama babasi Hicrani aramaktan asla vazgecmeyip en sonunda yerini bulmustu, ve onu ait oldugu yere gøturmuslerdi.
Aslinda uyandiktan bir kac hafta sonra herseyi hatirlamisti Hicran, ama bøyle guzel bi ruyadan uyanmak istememisti.
Genc adam saskinlik icinde Hicranin søylediklerini dinlemisti. Genc kizinda ona karsi duygularini øgrenmek mutlu etmisti, ama simdi tam yanindayken onu tekrar kaybetmek istemiyordu. Ona onu ne kadar cok sevdigini ve evlenmek istedigini søyledi. Yanimda kal hayatim ol gitme burada benimle kal dedi genc adam. Hicran hic dusunmeden kabul etti, ve beraber periler ulkesine dønduler, orada dillere destan bir dugunle evlenip sonsuza kadar mutlu yasadilar.. Bir kiz ve erkek cocuklari oldu.. kizlarinin adi sibel-nur ogullarinin adinida sibel-han taktilar...
The Soooon
Aradan gunler gecmesine ragmen hala uyanmamisti, uyuyan guzelin basindan bekledi her gece sabaha kadar. Belki arayani sorani vardir diye arada bir køye gitsede hic kimsedenin birseyden haberi yoktu.
Artik umudunu kestigi an uyuyan guzel gunesle beraber acmisti gøzlerini genc adam ne yapayacagini sasirmisti hic beklemedi anda uyanmisti.
Ve gunler sonra ilk defa gøzlerini acmisti genc kiz kendine geldiginde hic birsey hatirlamiyordu nerden geldigini ailesinin olup olmadigini adini bile hatirlamiyordu
Zaten genc adamda køyde melek yuzlu kizin hakkinda hicbirsey øgrenmemisti
Aradan gunler gecmisti ve genc kiz artik tamamen sagligina kavusmustu. Balikci ona Hicran diye seslenmeye baslamisti, genc kizda bu ismi cok sevmisti.. Genc balikci ve hicran okadar iyi anlasiyolardi ki sanki yillardir birbirlerini taniyormus gibi. Balikci okadar mutluyduki ve bu mutlulugun bir gun gzl Hicranin gitmesiyle bitecegini biliyordu
Artik genc kiz o køyden birisi olmustu, kimin bi yardima ihtiyaci olsa kosar yardim ederdi kalbinin guzelligi yuzune yansimisti. Sanki cenetten gelen bir melekti /tarkan):D
Genc balikci asik olmustu guzel Hicrana, ama cesaretin ibir turlu toparlayip acilamiyordu, onu kaybetmekten korkuyordu. Ya onu birakip giderse! onun guzel yuzunu sesini sicakligini varligini duymassa gørmesse ne yapardi.
Ama birgun kayigiyla balik tutarken herseyi gøze alip Hicrana acilmaya karar verdi. Baliklarini satmak icin kasabaya indi ve kazandigi parayla ve daha ønce biriktirdigi paralarda guzel bir yuzuk ve kalan parasiylada bir sisede ``le tanche``(en meshur) sarabi alip evinin yolunu tutu.
Eve geldiginde icini farkli bir duygu kapladi heyecandan sandi ønce ama sonra kapiyi actiginda o an anladi guzel Hicranin gittigini. Kapiyi actiginda ona bakan guzel gøzler yoktu artik...
Yikilmisti....
Butun gece sabaha kadar onu buldugu yerde bekledi belki døner diye, ama icten ice anlamisti artik onu sonsuza dek kaybettigini.. Evine giremez olmustu her yerde o vardi kokusu, sesi gulusu, yuzu. Hergun kendini sucladi neden daha ønce onu sevdigini søylemedigi.Ahh tanrim nasil bir aciydi bu her nefes alisinda yuregine bicak gibi kesen bir duyguydu Hicranin yoklugu.
Aylar sonra...
Genc balikci kayiginda yildizlari seyrederken birden karsisinda gørdu herzamanki kadar guzel ve meleksi gulumsemesiyle karsisindaydi ...
Herseyi aciklamak icin geri dønmustu. Aslinda o buraya ait degildi, dogayi kiskandiracak guzelligi ve huzuruyla anlamaliydi zaten baska yerden oldugunu.
Peri ulkesinin prensesi Hicran, køtu kalpli uvey kardesi periler ulkesinin prensesi olmak icin Hicrani bu dunyaya haberi yokken kimsenin gøndermisti.
Ama babasi Hicrani aramaktan asla vazgecmeyip en sonunda yerini bulmustu, ve onu ait oldugu yere gøturmuslerdi.
Aslinda uyandiktan bir kac hafta sonra herseyi hatirlamisti Hicran, ama bøyle guzel bi ruyadan uyanmak istememisti.
Genc adam saskinlik icinde Hicranin søylediklerini dinlemisti. Genc kizinda ona karsi duygularini øgrenmek mutlu etmisti, ama simdi tam yanindayken onu tekrar kaybetmek istemiyordu. Ona onu ne kadar cok sevdigini ve evlenmek istedigini søyledi. Yanimda kal hayatim ol gitme burada benimle kal dedi genc adam. Hicran hic dusunmeden kabul etti, ve beraber periler ulkesine dønduler, orada dillere destan bir dugunle evlenip sonsuza kadar mutlu yasadilar.. Bir kiz ve erkek cocuklari oldu.. kizlarinin adi sibel-nur ogullarinin adinida sibel-han taktilar...
The Soooon