Virusum ile odamda otururken, izole hayatimda Jose Saramago ile tanistim, bugune kadar tanismadigin hata dediginizi duyar gibiyim ama sanirim normal hayatin zamansizligina cok kaptirmis olmaliydim kendimi. O kaosun icerisinde cok sey yaptigimi zannedip aslinda hic birsey yapamadigimi fark ediyorsunuz sonra. Zamanim yokmus gibi gelirdi hic birseye, oysaki insan en cok kendinden kisarmis zamani.
Klasik cumleler kuramicam, bu virus bana sunlari ogretti felan diye, hic bir sey ogretmedi bana sadece bir bulasici hastaliga daha bulasmanin bos vermisligi ile geciriyorum zamanimi, eklem agrilarimi ve halsizligimi bir kenara birakirsak.
Bu surecte en iyi vaktin kitap ve netflix olduguna karar verip, okumaya "zamanimin" olmadigini dusundugum kitaplari okumaya karar verdim. Cok yeni kalem´ler ile tanistim, bazilarinin hayatina taniklik ettim, ama ne yalan soylim ben en cok Kisa kitaplari severim hemen okuyup bitirmelik, 400+ kitaplar kendini tekrara girip asiri detaylara girmesini sevemiyorum. Ya ben YouTube da bile birseyi en az 1,5x hizi ile izleyen biriyim 700 sayfalik kitaplar cok agir.
Sorgulatan kitaplar en sevdiklerim, sana soru sordurtan, kafanda soru isaretleri birakan. Mesela Jose´nin, kitabinda, bu kitap bana sunu hissettiriyor dedim ve bi sonraki sayfasinda benzer bir cumle gordum, cok hosuma gitti. Muhtemelen benimle ayni hissiyatlara kapilmis bir cok insan vardir ve belkide bu yuzden kisacik bir kitap klasikler arasina girmeyi basarabilmis. Her seyde oldugu gibi, insan biraz kendinden birseyler bulmak istiyor okudugu kitaplarda izledigi filmlerde.
Filmi yapilmis kitaplarin filmlerini izlememeyi tercih ediyorum, yada filmini izledigim bi kitabi okuyamiyorum. Kitaplari guzel kilan - kendi hayal dunyanda canlandirman, kendi castíni kendin yapabilme ozgurlugu. Filmdeki cast ve oyunculuk kafandaki ile ortusmeyince sonuc hayalkirikligi. Yazarin hayat hikayesini okurum kitaba baslamadan once, kendinden neleri kattigini merak ederek, hangi acilarini kaleme dokmesine bakarim. Kafka´nin Donusum kitabindaki kendini anlatisi cok agir gelmisti, 60 sayfalik kitabi 1 gunde bitirmem gerekirken gunlerimi almisti. Cok agirdi, Kafka ile empati kurmak onu hissetmek agir gelmisti.
Jose Saramago, "Bilinmeyen Adanin Oykusu` demek istedigi gibi ben kendimi bulmak istiyorum, buldugumda cok gec olmadan tam zamaninda tadinda bulmak istiyorum. Belki de buyuzden bazen o adadan uzaklasip okyanusun derinliklerinde bogulacaginida bilsen o riski alman gerekiyor, gercek kendine, gercen benligine ulasabilmen icin. Bazen cok yorucu, surekli bir arayista olmak, sonucunun guzel olduguna inanarak.
Ne istedigini. ne istemedigini, neyi sevdigini-sevmedigini ve daha bircok sey. Kendini kesfettikten sonraki sen okadar cok guclusun ki, adimlarin o kadar daha saglam ki. Bu yolda cok buyuk hatalar da yapabilirsin, keskelerin olacaktir muhtemelen, derin ic cekmelerinde olucaktir, fedakarliklarinda...
Hayatin lezzetine ulasmak icin umarim hayat senden cok fedakarliklar istemez ve seni borclu birakmaz, Umarim Okyanusta bogulmayanlardan olursun...
Jose saramago demis ki; (…) ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum. Bilmiyor musun ki, kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin.”